Şavşat, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en doğusunda, Artvin iline bağlı bir ilçedir. 900-2700 metre yükseltiler arasında uzanan bu bölge, derin vadiler, yemyeşil ormanlar, yaylalar ve buzul gölleriyle kaplı eşsiz bir doğal mirasa sahiptir. Karagöl-Sahara Milli Parkı'na ev sahipliği yapan Şavşat, Holarktik Bölge'nin Avrupa-Sibirya fitocoğrafik alanının Kolşik kesiminde yer alır. Bu konumu, bölgeyi biyoçeşitlilik açısından dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline getirir.
Şavşat, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Hurriler, Urartular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Gürcüler, Selçuklular ve Osmanlılar bu topraklarda hüküm sürmüştür. Osmanlı döneminde Kanûnî Sultan Süleyman zamanında fethedilen bölge, 1878-1921 yılları arasında Rus, İngiliz ve Gürcü işgallerine maruz kalmış, 1921'de Moskova Antlaşması ile Türkiye'ye katılmıştır. Bu tarihsel derinlik, Şavşat'ı sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin kültürel mirasıyla da önemli kılar.
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanı, 900-2700 m. yükseltileri arasında yer almakta, Şavşat sınırları dahilinde yer alan Sahara-Karagöl milli parkı, Ciritdüzü, Cevizli, Veliköy, Pınarlı, Meşeli, Yukarıkoyunlu, Aşağıkoyunlu, Köprülü, Kirazlı, Karaköy, Kocabey, Yavuzköy köyleri ve yaylalarını kapsamaktadır." (Sayfa 8)
Şavşat, Artvin il merkezine 74 km uzaklıkta olup, 41° 15' kuzey enlemi ve 42° 22' doğu boylamı arasında yer alır. İlçe toprakları, Çoruh Nehri'nin kolları tarafından derin bir şekilde yarılmıştır. Kuzeyde Borçka, batıda Yusufeli, güneyde Ardahan ve doğuda Gürcistan sınırlarıyla çevrilidir. Toplam yüzölçümü 1.384 km² olan ilçe, Karadeniz iklimi ile Doğu Anadolu'nun karasal iklimi arasında geçiş özelliği gösterir. Bu geçiş zonu, bölgenin zengin habitat çeşitliliğinin temelini oluşturur.
Bahadır & Işık 2021 "Şavşat peribacaları piroklastik anakaya üzerinde, doğu ladini (Picea Orientalis) bitki örtüsü altında, 1500 m yükseklikte ve güneye bakan yamaçlarda oluşmuşlardır." (Sayfa 146)
Araştırma alanında Üst Kretase yaşlı fliş serisi, Eosen yaşlı konglomera ve bazalt, andezit-bazalt ile kireçtaşı anakayaları yüzeylenmektedir. Kahverengi Orman Toprakları, Kireçsiz Kahverengi Orman Toprakları, Kırmızı-Sarı Podzolik Topraklar, Yüksek Dağ Çayır Toprakları, Alüvyal ve Kolüvyal Topraklar olmak üzere altı büyük toprak grubu bulunur.
Bahadır & Işık 2021 "Peribacaları, yarı kurak sahalarda özellikle volkan külü ve volkan tüfü gibi yumuşak kayaçların yağmur ve sel sularıyla aşındırılması sırasında aşınımdan sonra geriye kalmış yerşekilleridir." (Sayfa 146)
Şavşat peribacaları, diğer peribacalarından farklı olarak nemli iklim koşullarında, yemyeşil bir ormanın içinde oluşmuş olmalarıyla dikkat çeker. Bu özellikleriyle "Karadeniz'in Kapadokyası" olarak anılmaya başlanmışlardır. Meşeli Köyü güneyindeki Golonat Tepe sırtında, 1500 m yükseklikte, tüf ve aglomeraların aşınmasıyla oluşan bu peribacaları, bölgenin önemli jeomorfolojik miraslarından biridir.
Eminağaoğlu 2002 "Şavşat Meteoroloji İstasyonu (1100 m) iklim verileri dikkate alındığında yıllık ortalama yağış 737.9 mm'dir. Aylık en fazla yağış Haziran ayında 79.4 mm, en düşük yağış Eylül ayında 31.3 mm'dir. Yıllık ortalama sıcaklık 9.8 °C'dir." (Sayfa 12)
Şavşat'ta iklim, Karadeniz'in nemli etkisi ile Doğu Anadolu'nun karasal soğuğu arasında geçiş özelliği gösterir. Emberger metoduna göre "Yarı Karasal", De Martonne kuraklık indisine göre (I=24.29>20) "Nemli" bölgeler arasında yer alır. Yağış rejimi İlkbahar-Yaz-Sonbahar-Kış (İ.Y.S.K.) tipindedir.
Bahadır & Işık 2021 "Sahanın iklimi yarı nemli bir özelliği taşımaktadır. Hatta artan yükseklikle yağışın artması nemliliği daha da artırmaktadır." (Sayfa 152)
Ardahan Meteoroloji İstasyonu (1829 m) verilerine göre, yüksek kesimlerde yıllık ortalama sıcaklık 3.7 °C, yıllık yağış 508.6 mm'dir. Subalpin ve alpin vejetasyon, karasal iklimin etkisi altındadır. Bu iklimsel çeşitlilik, Şavşat'ın bitki örtüsünü ve hayvancılık faaliyetlerini şekillendiren en önemli faktördür.
Eminağaoğlu 2002 "Bu araştırmada, 92 familya, 351 cinse ilişkin toplam 853 adet takson saptanmıştır. Bunlardan 22 takson Pteridophyta, 831 takson ise Spermatophyta bölümüne ilişkindir." (Sayfa 7)
Eminağaoğlu 2002 "Çalışma alanında belirlenen 375 taksonun (%43.96) floristik bölgeleri saptanmıştır. Taksonların, fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları ise şöyledir: 291 adeti (%77.60) Avrupa-Sibirya, 75 adeti (%20.00) İran-Turan, 9 adeti (%2.40) Akdeniz kökenlidir." (Sayfa 7)
Eminağaoğlu 2003 "Şavşat yöresinde doğal olarak bulunan, tıbbi ve ekonomik olan 216 adet bitki taksonuna ilişkin..." (Sayfa 89)
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanında en fazla takson içeren familyalar; Compositae 92 adet (%10.79), Leguminosae 76 adet (%8.91), Gramineae 60 adet (%7.03), Rosaceae 56 adet (%6.57), Labiatae 47 adet (%5.51), Cruciferae 45 adet (%5.28), Scrophulariaceae 44 adet (%5.16), Caryophyllaceae 39 adet (%4.57), Ranunculaceae 27 adet (%3.17), Boraginaceae 26 adet (%3.05) ve Liliaceae 22 adet (%2.50)'dir." (Sayfa 7)
Şavşat florası, Türkiye florasının yaklaşık %8'ini barındırır. En zengin cinsler Astragalus (22 takson), Campanula (15), Veronica (14), Trifolium (14), Geranium (12), Vicia (11), Ranunculus (11), Potentilla (11), Poa (10) ve Euphorbia (10)'dır. Bu zenginlik, bölgenin Kolşik fitocoğrafik bölge içinde yer alması ve mikroiklim çeşitliliğinden kaynaklanır.
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanında 57 adet endemik bitki saptanmış olup, endemizm oranı %6.68'dir." (Sayfa 7)
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanında toplanan Anthemis calcarea Sosn. var. calcarea, çok yakın bir gelecekte populasyonları zarar görebileceği düşünülen ve yok olma riski altında olan "Çok Tehlikede - Critically Endangered - CR" kategorisine dahil edilen bir taksondur." (Sayfa 261)
IUCN kategorilerine göre Şavşat'taki endemik ve nadir bitkiler:
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanında sucul (göl) ve bataklık, dağ stepi, orman ve bozuk orman, subalpin ve alpin, nemli dere olmak üzere 6 farklı vejetasyon tipi saptanmıştır." (Sayfa 132)
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanının vejetasyonu, Braun- Blanquet yöntemine göre araştırılmıştır. Araştırma alanında, 6 farklı vejetasyon tipine ait 21 bitki birliği tanımlanmıştır. Bunlardan 16'sı bilim dünyası için yenidir." (Sayfa 7)
Tanımlanan 21 bitki birliği arasında:
Eminağaoğlu 2002 "1300 (1500)-2000 m yükseltiler arasında ise Nemli-Yarı nemli kışa dayanıklı iğne yapraklı saf veya karışık ormanlar yaygın durumdadır. Bunlar Picea orientalis (L.) Link, Abies nordmanniana (Stev.) Spach subsp. nordmanniana ve Pinus sylvestris L. karışık ve saf ormanlarıdır." (Sayfa 133)
Bahadır & Işık 2021 "Peribacalarının oluştuğu sahada ana bitki örtüsünü Doğu Ladini (Picea Orientalis) oluşturmakta ve saf topluluklar halinde bulunmaktadırlar." (Sayfa 152)
Şavşat ormanları, dört vejetasyon katına ayrılır:
Ormanlar, bölgenin su kaynaklarını koruyan, erozyonu önleyen ve biyolojik çeşitliliği barındıran hayati ekosistemlerdir. 1462 hektarı orman olan Karagöl-Sahara Milli Parkı, bu zenginliğin en önemli temsilcisidir.
Eminağaoğlu 2002 "Araştırma alanı kapsamında bulunan Sahara-Karagöl Milli Parkı, Artvin'e 74 km uzaklıktaki Şavşat ilçesi sınırları içerisinde, 3766 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Milli Parkın 1462 hektarı orman, 2298.5 hektarı açık alan, 5.5 hektarı ise su alanıdır." (Sayfa 8)
Milli Park, iki ana kesimden oluşur:
Bahadır & Işık 2021 "Şavşat peribacaları Karagöl-Sahara Milli Parkı içerisinde olup, bilimsel ve turizm amaçlı değerlendirilecek önemli jeomorfositlerden biridir." (Sayfa 146)
Milli Park, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile koruma altındadır. Ancak, yaylacılık faaliyetleri, turizm tesisleri, kaçak kesim ve aşırı otlatma gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Koruma-kullanma dengesinin sağlanması için ekosistem tabanlı planlama şarttır.
Arşiv Kayıtları Şavşat ve çevresi, 16. yüzyılın ortalarına kadar Atabek Yurdu'nun egemenliği altındaydı. Bu Atabeklik, Gürcistan Krallığı'nın parçalanmasıyla fiilen bağımsız hale gelmişti.
Arka Plan: Krallığın Parçalanması (1460'lar)
15. yüzyılın ortalarında, birleşik Gürcistan Krallığı iç karışıklıklar ve dış tehditler nedeniyle çözülmeye başlamıştı. 1462'deki Chikhori Muharebesi'nde Kral VIII. Giorgi'nin yenilgisi, krallığın fiilen parçalanmasına yol açtı. Bu süreçte:
1461-1466: Trabzon'un Düşüşü ve İlk Korku
Trabzon İmparatorluğu'nun 1461'de Osmanlılar tarafından yıkılması, tüm Gürcü prensliklerinde derin bir endişe yarattı. Trabzon ile Gürcü prenslikleri arasında evlilik bağları bulunuyordu; örneğin son Trabzon İmparatoru David Komnenos'un karısı, Guria prensinin akrabasıydı. Bu nedenle Trabzon'un düşüşü, bölgedeki dengeleri doğrudan etkiledi.
1466'da, on iki yaşındaki Atabek Bahadır, Türklerin (Osmanlı) yaklaştığı haberleri karşısında korkuya kapıldı. Bu olay, Osmanlı tehdidinin bölgede hissedilmeye başladığının ilk işaretiydi. Bahadır'ın korkusu, Atabekliğin ilerideki çöküşünün habercisiydi.
1500-1510: Osmanlı Tecavüzleri Başlıyor
16. yüzyılın ilk on yılında, Osmanlılar Basiani ve Chaneti (Lazistan) bölgelerine tecavüz etmeye başladılar. Bu hareketler, Atabeklerin haklarını hiçe sayarak gerçekleşiyordu.
Bu saldırılar, doğrudan Sultan I. Selim (Yavuz) ile yeni Safevi Şahı I. İsmail arasında yaklaşan büyük güç gösterisiyle (Çaldıran Savaşı, 1514) bağlantılıydı. Bölge, iki büyük imparatorluk arasında bir tampon ve savaş alanı haline geliyordu.
1512: Mirza Çabuk (Büyük) ve İlk Teslimiyet
Bu dönemde Atabek, Mirza Çabuk (Büyük) idi. Ailesinin aksine sakin, barışçıl ve adil bir hükümdar olarak biliniyordu. Öyle ki, "Adalet öyleydi ki, tüm topraklarında bir horoz bile çalınmazdı" deniyordu.
Ancak Mirza Çabuk, Osmanlı kuvvetlerinden aşırı derecede çekiniyor ve onlara karşı koymaktan imtina ediyordu. 1512'de, Erzurum Seraskeri'nin Ahıska'yı işgal etmesine tek bir darbe bile vurmadan izin verdi. Bu, Atabekliğin bağımsız savunma kabiliyetini kaybettiğinin ve Osmanlı hegemonyasını kabul etmeye başladığının ilk açık işaretiydi.
1512-1535: Mirza Çabuk'nin Oğlu IV. Kvarkvare Dönemi
Mirza Çabuk'nin oğlu IV. Kvarkvare, babasının Osmanlı yanlısı politikasını sürdürdü.
Bu dönemde, Osmanlı-Safevi rekabeti şiddetlendi (Çaldıran 1514, 1535'teki yeni savaş). IV. Kvarkvare, Türklere rehberlik ederek onların Kutais, Gelati ve diğer yerleri yakmasına neden oldu. Bazı kaynaklarda bu rehberliği Mirza Çabuk'un yaptığı söylenir belki de her ilisi de rehberlik etmişlerdi. Bu durum, Atabekliğin giderek Osmanlı'nın bir uydusu haline geldiğini gösteriyordu.
1535'te, İmereti Kralı III. Bagrat (Şah Tahmasb'ın gözdesi), Mirza Çabuk'nin oğlunu cezalandırmak için Ahıska'yı işgal etti. IV. Kvarkvare, Murjakheti Muharebesi'nde yenildi, esir alındı ve kısa süre sonra Kutais'te öldürüldü.
1535-1545: Kvarkvare'nin Ölümü ve Keyhüsrev'in Kaçışı
IV. Kvarkvare'nin ölümünden sonra, III. Bagrat Ahıska'nın tüm kalelerini işgal etti ve Acara ile Lazistan'ın hakimiyetini Gurieli'ye verdi.
IV. Kvarkvare'nin danışmanı Otar Shalikashvili, ölen atabekin küçük oğlu Kai Khusrav (Keyhüsrev) ile birlikte İstanbul'a kaçtı ve Sultan I. Süleyman'dan destek sözü aldı.
1541'de, Sultan'ın gönderdiği bir Türk kuvveti Ahıska'yı istila etti, ancak III. Bagrat ve Gurieli tarafından bozguna uğratıldı. Bu, Osmanlı'nın ilk doğrudan müdahalesinin başarısızlığıydı.
1545: Sokhoista Muharebesi ve Dönüm Noktası
1545'te, Sultan I. Süleyman büyük bir ordu topladı. Sivas'tan itibaren tüm vilayetlerden asker toplandı. Erzurum Seraskeri ve Diyarbakır Paşası komutasında, içinde Otar Shalikashvili ve Kai Khusraw'ın (Keyhüsrev) da bulunduğu büyük bir ordu, Basiani üzerinden Ahıska'ya girdi.
III. Bagrat (İmereti) ve I. Luarsab (Kartli) komutasındaki Gürcü ordusu, Meskhianlarla birlikte Sokhoista Muharebesi'nde toplandı. Ancak Meskhian askerleri, tarihi hakları olan öncü birlik olma talepleri reddedilince isyan etti. Bu, bir feodal onur meselesi yüzünden Gürcü ordusunun dağılmasına ve yenilmesine yol açtı. Bu, yüz yıl sonraki ilk ulusal Gürcü ordusuydu ve sonuç felaketti.
1545-1550: Keyhüsrev Atabek Oluyor
Sokhoista'daki Gürcü yenilgisinden sonra, Kai Khusraw (Keyhüsrev) Osmanlı desteğiyle Ahıska Atabeği olarak tahta çıktı. Bu, Atabeğliğin bağımsızlığının sona erdiği ve Osmanlı himayesinin başladığı noktaydı.
Artık Atabeklik, bağımsız bir devlet olmaktan çıkıp Osmanlı'nın bir uç beyliği (serhat beyliği) haline gelmişti.
1550-1552: Osmanlı Fethi (Askeri Egemenlik)
Bu dönem, Atabek Yurdu üzerinde Osmanlı askeri egemenliğinin tesis edildiği tarihtir:
Not: Bryer ve Winfield'in çalışmasına göre, Soterioupolis (Borçka) 1552'de düşmüş olsa da, Osmanlılar bölgenin tam kontrolünü sağlamakta zorlandılar. Bölge halkı ve yerel beyler, Osmanlı egemenliğine karşı direnmeye devam etti. Bu nedenle, 1552'deki "fetih" daha çok askeri bir operasyon olup, bölgenin tamamen sakinleştirilmesi ve idari olarak entegre edilmesi yıllar alacaktı.
1552-1572: Atabekliğin Osmanlı Himayesinde Devamı
Bu dönemde Atabeklik, Osmanlı'ya bağlı olarak varlığını sürdürdü. Kai Khusraw (Keyhüsrev), Osmanlı padişahına bağlı bir uç beyi (serhat beyi) olarak görev yaptı. Bu statü, Osmanlı'nın Kafkasya'daki tipik "himaye ve kontrollü özerklik" stratejisinin bir parçasıydı. Bölge resmen Osmanlı toprağıydı, ancak yönetim yerel hanedanın elindeydi.
Keyhüsrev, Osmanlı-Safevi savaşlarında Osmanlı ordusuna yardımcı kuvvetler sağladı ve Safevilere karşı yapılan seferlerde önemli roller üstlendi.
1572-1573: Keyhüsrev'in Ölümü ve II. Kvarkvare
Kaynaklarda Kaikoshro (I. Keyhüsrev) ve oğlu Kaikoshro (II. Keyhüsrev) olarak geçen isimler, aslında aynı kişi olan Kai Khusraw'ı (Keyhüsrev) göstermektedir. O, babasının (IV. Kvarkvare) ölümünden sonra çocuk yaşta İstanbul'a kaçan, Osmanlı desteğiyle Atabek olan ve ölümüne kadar bu görevi sürdüren kişidir.
1572-73'te Kai Khusraw (Keyhüsrev) öldürüldü. Yerine, kaynaklarda IV. Kvarkvare veya V. Kvarkvare olarak geçen oğlu Kvarkvare (Gorgora, Gurgur,Kuarkuare,Karkara) geçti. Özgür Atabek'in şeceresinde V. Gorgora olarak ifade edilir.
1578: Nihai İlhak (İdari Entegrasyon)
1578'de, Osmanlıların Safeviler karşısındaki büyük zaferi (Çıldır Muharebesi) sonrası, Ahıska Atabek Yurdu tamamen Osmanlı topraklarına katıldı.
Bu zaferin ardından:
Telli 2023 "Şavşat, günümüzde Artvin iline bağlı bir ilçedir. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en doğusunda yer almaktadır. Etrafında dar ve derin vadilerin ve yer yer 3.000 metreyi aşan dağların olduğu bir sahada bulunmaktadır." (Sayfa 133)
Telli 2023 "Hz. Osman döneminde (644-656) İslam topraklarına katılan Artvin ve çevresi daha sonra Bizans ve İslâm orduları arasında birkaç defa yer değiştirmiştir." (Sayfa 133)
Telli 2023 "1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı'ndan sonra yapılan Berlin Antlaşması gereğince Batum, Ardahan ve Kars sancaklarını ifade eden Elviye-i Selâse (üç sancak) savaş tazminatı olarak Rusya'ya bırakılmıştır. Elviye-i Selase içinde kalan Şavşat da Rus işgali altında kalmıştır." (Sayfa 133-134)
Telli 2023 "Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir 23 Şubat 1921 tarihinde ordusuyla Ardahan ve Şavşat'a girerek bu şehirleri Türk hâkimiyeti altına almıştır." (Sayfa 134)
Osmanlı son döneminde Şavşat'ta medreseler, âlimler ve şairler yetişmiştir. Meşihat Arşivi'ne göre Şavşat uleması arasında Ergani Müftüsü Hüseyin Hilmi Efendi (1832-1904), Bafra Nâibi Mehmed Emin Efendi (1848-1913), Fatih Dersiâmı Bilal Efendi (1848-1912), Süleymaniye Kürsi Şeyhi Hasan Hilmi Efendi (1855-1922) ve Şavşat Müftüsü-Batum Milletvekili Ahmed Fevzi Erdem (1885-1974) sayılabilir. Ahmed Fevzi Erdem, Kuva-yı Milliye teşkilatının kurucusu olarak Milli Mücadele'de aktif rol oynamıştır.
Albayrak & Yılmaz 2023 "Türkiye'de en yüksek yapısal ve sayısal yaşlanma düzeyine sahip ilçelerden biri %35,4 oranla Artvin'in Şavşat ilçesidir." (Sayfa 561)
Albayrak & Yılmaz 2023 "2022 yılı itibariyle Artvin nüfusunun %64'ünü kırsal nüfus oluşturmaktadır." (Sayfa 561)
Doğanay & Orhan 2017 "Şavşat'taki hayvan varlığının %40.1'i, bir başka ifade ile 21.139'u büyükbaş; %36.8'i (19.368) de küçükbaş hayvanlardan oluşmaktadır." (Sayfa 516)
Şavşat nüfusu, göçler nedeniyle sürekli azalma eğilimindedir. Genç nüfus, istihdam olanakları nedeniyle Bursa, İstanbul, Ankara, Kocaeli, İzmir ve Sakarya gibi büyükşehirlere göç etmektedir. Yaşlı nüfus oranının yüksek olması, ilçenin "yaşlanan" nüfus profiline sahip olduğunu gösterir. Ortalama hanehalkı büyüklüğü (2,13) Türkiye ortalamasının (3,17) altındadır.
Albayrak & Yılmaz 2023 "Emeklilikten sonra kırsala dönme tercihlerinde, kırsala özlem duyulmasıyla dönme isteği, tarımsal üretimle ilgili yeni uğraşlar edinmek, miras kalan atıl arazi ve evleri tekrar kullanarak gelecek kuşaklara aktarma isteği etkili olmuştur." (Sayfa 552)
Doğanay & Orhan 2017 "Yöredeki hayvancılık, bahsi geçen çayır ve mera arazilerine bağlı olarak, geleneksel esaslara göre yürütülen bir faaliyettir." (Sayfa 514)
Doğanay & Orhan 2017 "Araştırma sahasında arıcılık faaliyetleri hemen tamamen fenni kovanlarda yapılmaktadır. Kafkas arı ırkı kolonilerinden oluşmaktadır." (Sayfa 526)
Doğanay & Orhan 2017 "1991 yılında 28 ton olan ilçe bal üretimi, 2015 yılında 84 tona ulaşmıştır." (Sayfa 526)
Eminağaoğlu 2003 "Şavşat yöresinde gerek tarımı yapılan ve gerekse doğadan toplanarak ihracatı yapılan bitkiler üzerinde önemle durmalı..." (Sayfa 109)
Şavşat ekonomisi tarım, hayvancılık, arıcılık ve ormancılığa dayanır. Büyükbaş hayvancılık (doğu kırmızısı, montofon, simental), küçükbaş hayvancılık (hemşin koyunu, kıl keçisi) ve arıcılık (Kafkas arısı) öne çıkar. 2015 yılında ilçe bal üretimi 84 tona, kovan başına verim 15.1 kg'a ulaşmıştır. Orman yan ürünleri (defne, çobanpüskülü, ıhlamur, kuşburnu, kekik, adaçayı, sumak, kestane) ve tıbbi bitkiler (216 takson) önemli gelir kaynaklarıdır. Ancak, geleneksel yöntemler, pazarlama sorunları ve sanayi tesislerinin eksikliği, sektörün gelişimini sınırlamaktadır.
Bahadır & Işık 2021 "Şavşat peribacaları, bulunduğu saha itibari ile tipik peribacası oluşumuna Karadeniz Bölgesi'nde verilebilecek güzel bir örnektir. Saha oldukça bakir ve doğal yapısının korunduğu bir alandır." (Sayfa 155)
Albayrak & Yılmaz 2023 "Şavşat ilçesi 'Yaşlılar Yaşam Yerleşimi (Huzurevi)', yöre kültürünün yerleşim ve mimariye yansıtılması bakımından ayırt edici özelliktedir." (Sayfa 568)
Şavşat'ın turizm potansiyeli:
Albayrak & Yılmaz 2023 "Dönüş yapılan köylerdeki kültürel ekolojik ögeler, bir anlamıyla kültür ve geleneklere aşina olunması, emeklilerin kırsalın yeni yapısına başarılı şekilde uyumlarını ve katkıda bulunmalarını sağlamıştır." (Sayfa 570)
Telli 2023 "Osmanlı son döneminde Şavşat'ın Rus işgali altında kalması, bölgedeki ilmî faaliyetleri sekteye uğratsa da bu muhitteki âlimlerin gayretleriyle bu faaliyetler devam ettirilmeye çalışılmıştır." (Sayfa 134)
Şavşat, zengin bir kültürel mozaiğe sahiptir. Gürcü, Çerkes, Urum (Hristiyan Türk) ve Karadeniz Türk kültürlerinin izleri, dil, yemek, müzik, giyim, düğün ve geleneklerde görülür.
Şavşat, sahip olduğu doğal güzellikler, biyolojik çeşitlilik, kültürel miras ve stratejik konumu ile Türkiye'nin en önemli kırsal kalkınma potansiyeline sahip ilçelerinden biridir. Ancak, bu potansiyel, aşağıdaki temel sorunlar nedeniyle tam olarak değerlendirilememektedir:
Bu akademik çalışmada kullanılan temel kaynakların orijinal PDF sürümlerini aşağıdan indirebilirsiniz.
OKUYUCU YORUMLARI 0 yorum
Yorumunuzu Yazın
📝 Henüz yorum yapılmamış
İlk yorumu siz yapın!