Bu kapsamlı çalışma, 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi'nden (93 Harbi) Millî Mücadele'nin ilk yıllarına uzanan kritik bir tarihsel kesitte, Elviye-i Selase (Kars, Ardahan ve Batum sancakları) bölgesinde filizlenen millî teşkilatlanma hareketini ve bu hareketin zirvesi olan Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti'ni, şimdiye kadar yayınlanmış tüm akademik kaynaklar, arşiv belgeleri, hatıralar ve sürgün mektupları ışığında bütün yönleriyle incelemektedir.
Çarlık Rusyası'nın 1878 Berlin Antlaşması'yla ele geçirdiği ve tam kırk yıl boyunca "Kırk Yıllık Kara Günler" olarak anılacak bir esaret rejimi altında tuttuğu bu topraklar, 1917 Bolşevik İhtilali ve 3 Mart 1918 Brest-Litovsk Antlaşması ile yeniden anavatana kavuşmuş; ancak 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi'yle Osmanlı ordusunun çekilmek zorunda kalması, bölge halkını Ermeni ve Gürcü tehdidine karşı kendi kaderini tayin etmeye zorlamıştır. 5 Kasım 1918'de Kars İslam Şurası'nın kuruluşuyla başlayan siyasî örgütlenme; 14 Kasım 1918 Birinci Kars Kongresi, 30 Kasım - 2 Aralık 1918 İkinci Kars Kongresi, 3-5 Ocak 1919 Birinci Ardahan Kongresi, 7-9 Ocak 1919 İkinci Ardahan Kongresi ve nihayet 17-18 Ocak 1919'da 131 temsilcinin katılımıyla toplanan Üçüncü Kars Kongresi (Büyük Kars Kongresi) ile olgunlaşmıştır.
Bu kongrede alınan kararla kurulan ve "Cenub-i Garbi Kafkas Cumhuriyeti" adını taşıyan devlet; 18 maddelik Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (anayasa), Cihangiroğlu İbrahim Bey başkanlığında teşekkül eden kabinesi, Rum ve Rus üyeleri de kapsayan çok uluslu parlamentosu, kadınlara seçme hakkı tanıyan ileri görüşlü hükümleri, kendi bayrağı, resmî dili ve ordusuyla tam teşekküllü bir cumhuriyet olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Osman Server Atabek'in Batum'daki kritik diplomatik misyonu, Hariciye Nazırı Piroğlu Fahrettin Erdoğan'ın İstanbul ve Erzurum'daki yoğun girişimleri, Sada-yı Millet gazetesi etrafında örülen propaganda ağı ve İngiliz General W. H. Beach'in hükümeti resmen tanımak zorunda kalışı, bu kısa ömürlü devletin diplomatik başarıları arasındadır.
Ancak İngiliz emperyalizmi, Anadolu'da filizlenen bu bağımsızlık iradesini boğmakta gecikmemiştir. 13 Nisan 1919'da Yarbay Preston komutasındaki İngiliz ve Hint birlikleri parlamento binasını basarak hükümeti dağıtmış; Cumhurbaşkanı Cihangiroğlu İbrahim Bey ve 11 arkadaşını önce İstanbul'a, ardından Malta Adası'na sürgüne göndermiştir. Salvator Kalesi ve Polverista Apartmanı'nda tam 23 ay süren sürgün hayatı boyunca hükümet üyeleri, Erzurum'da serbest kalan Hariciye Nazırı Fahrettin Erdoğan ile mektuplaşarak hem memleket haberleri almış hem de derin parasızlık içinde yardım talebinde bulunmuşlardır. Bu mektuplar, dönemin trajedisini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren birer insanlık belgesidir.
Nihayet 16 Mart 1921 Londra Antlaşması çerçevesinde, tam da hükümetin dağıtılışının ikinci yıldönümü olan 12 Nisan 1921'de serbest bırakılan sürgünler, Anadolu'ya dönmüş; hükümetin kurucu kadroları TBMM çatısı altında Millî Mücadele'ye katılmıştır. Fahrettin Erdoğan ve Ali Rıza Ataman'ın I. Dönem Kars Milletvekili olarak Meclis'e girmesi, Osman Server Atabek'in 1924'te Ardahan Milletvekili seçilmesi, Cihangiroğlu İbrahim Bey'in Kars Belediye Başkanlığı'na getirilmesi; bu kısa ömürlü cumhuriyet ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki derin organik bağı tartışmasız biçimde kanıtlamaktadır.
Bu çalışma, Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti'ni; yalnızca bir "geçici yerel direniş hükümeti" olarak değil; demokratik anayasası, çok uluslu parlamentosu, diplomatik yetkinliği, askerî direnişi ve insan hikâyeleriyle Anadolu'nun ilk cumhuriyet deneyimi olarak ele almakta; onun mirasının Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesindeki izlerini sürmektedir.
OKUYUCU YORUMLARI 0 yorum
Yorumunuzu Yazın
Henüz yorum yapılmamış
İlk yorumu siz yapın!